Kısa Hayatı
Yaygın adıyla Ali Şir Nevai olarak bilinir. 9 Şubat 1441’de Herat’ta doğmuştur. Çağatayca edebiyatının oluşmasında büyük rol oynamıştır. 30’a yakın eseri bulunmaktadır. Çeşitli konularda yazmıştır. 15. yüzyılda Çağatayca’nın klasik bir yazı dili olarak kimlik kazanmasında önemi vardır. Nevai, Türkçeyi savunmuştur ve Farsça kadar hatta ondan daha fazla anlatım inceliğine sahip olduğunu düşünmüştür. Bu görüşlerini Muhakemetü’l Lugateyn’de belirtmiştir ve bu kitap Türk dili tarihinde Divanü Lügat’it Türk’ten sonra ikinci önemli kitaptır. Hamse sahibi ilk Türk şairdir. Tezkire sahibidir. (biyografi)
Eserleri:
Lisanü’t-Tayr (1499), Nesaimü’l-Muhabbet, Hamse, Hayretü’l-Ebrar, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun, Seb’a-i Seyyar, Sedd-i İskenderi, Siracü’l Müslimin (1488), Tarih-i Enbiya ve Hükema, Mahbubü’l-Kulub fil-Ahlak (1500), Seyf-ül-Hadi, Rekabet-ül-Münadi, Mekarimü’l-Ahlak, Vakfiye (1482), Risale-yi Tir Endahten, Seb’at Abhur
Ali Şir Nevai Hayatı Uzun
Nevai, Türkçeyi yüksek sanat diliyle işlemeye çalışan ve bunu savunan bir devlet adamıdır. İlk eğitimini babasından almıştır. Daha sonra eğitimine Horasan ve Semerkant’ta devam etti. Sultan Hüseyin Baykara ile okul arkadaşıdır. Sultan Hüseyin Baykara yönetimin başına geçince, Ali Şir Nevai’yi önce mühürdar yapmıştır, ardından vezirlik görevine tayin etmiştir. İstifasını sunmuştur ama kabul edilmemiştir hatta valilik görevine tayin edilmiştir. Nevai valilik görevinde fazla durmamıştır ve 1490 yılında ayrılmıştır.
Görevi sırasında bol bol kitap okuyan Nevai, ilim çevreleriyle sohbet etmiş ve araştırma yapmıştır. Ailesi çok zengin olduğu için devletten hiç para almamıştır ve devlete yardımda bulunmuştur.
Nevai’nin doğuda Hindistan ve batıda Osmanlı İmparatorluğu’na kadar olan alanda büyük bir etkisi olmuştur. Nevai bütün dünyayı etkileyen bir insandır. Babürname’de Ali Şir Nevai’den bahsedilmiştir. Babür, Ali Şir Nevai’den çok etkilenmiştir ve saygısını kitabında belirtmiştir. I. Süleyman Ali Şir Nevai’den çok etkilenmiştir ve onun üç kitabını kütüphanesine aldırmıştır. Fuzuli, Nevai’den çok etkilenmiştir.
Farsçanın resmi dil olduğu, Türk aydınlarının bu dille eser vermeyi hüner bildiği dönemde, Nevai Çağatayca’nın Farsçadan üstünlüğünü kabul etmiştir. Bunu da eserleriyle savunarak kanıtlamıştır. Kendinden sonrakileri bu yolda ilerlemek konusunda teşvik etmiştir.
Türkçe yazdığı şiirlerde kalem adı Nevâî olmuştur. Nevai, yazınıyla Türk dilleri ailesine büyük katkılar sağlamıştır. 30 yıllık bir dönemin üzerinde 30 eser üretmiştir, böylece Çağatayca yazınsal dil olarak çok saygın ve önemli kabul edilmiştir. Nevai, ayrıca Farsça, Arapça ve Hintçe çok az sayıda eser vermiştir.
Ali Şir Nevai’nin en çok tanınmış şiirleri ile birlikte 50 bin şiir koleksiyonu bulunmaktadır. Nevai’nin ilk divanı Bedayiü’l-Bidaye’dir. Bu divanında 842 şiiri bulunmaktadır.
Edebi Kişiliği
Şiirlerini Türkçe ve Farsça yazan Nevai, Arapçayı da çok iyi öğrenmiştir. Her zaman Türkçenin üstünlüğünü savunmuştur. Türkçeyi bırakarak Farsça yazanlara hitaben yazmıştır. Şiirlerinde Fani mahlasını kullanmıştır. Beş mesnevisinden meydana gelen Hamse’si ile Türk edebiyatının ilk hamse yazarı olmuştur. Divanlarından hariç 18 ayrı eseri daha vardır.