Yaşlılık ile İlgili Kompozisyon 1
YAŞLILIK (İHTİYARLIK)
Allah’ın yeterince uzun ömür bahşettiği her insan doğar, büyür ve yaşlanır. Yaşamaya devam edip de yaşlanmayacak olan insan yoktur. Bugünün yaşlıları, dünün gençleri, hatta bebekleri idiler. Ancak su gibi akıp geçen zaman onları yaşlandırıp bu hale getirdi. Bugün genç olan bizler de zaman geçtikçe ihtiyarlayacak ve ecel geldiğinde de Allah’ın huzuruna kavuşmuş olacağız.
Yaşlılığı bir anlamda çocukluğa veya bebekliğe benzetebiliriz. Elbette ki henüz güçten kuvvetten veya akıl sağlığından tamamen olmamış yaşlıları değil. Ancak bazı duyularını veya yeteneklerini kaybetmiş bir yaşlının bir çocuktan veya bebekten farkı yoktur. Bir bebek nasıl ki bakım, ilgi isterse; yaşlılar da o derece bakım ve ilgi isterler. İnsanlar doğduktan sonra büyümeye başlar, gün geçtikçe bilgilerini artırır ve olgunlaşmaya devam ederler. Ancak birçok insanda, bu olgunlaşma süreci bir yere kadar devam eder. O süreden sonra duraklar ve geriye dönmeye başlar. Bu nedenledir ki yaşı çok ilerlemiş birçok yaşlıda çocukça davranışlar, çocukça hareketler gözlenmeye başlanır. Tabi ki bu utanılacak ayır bir durum değildir. Aksine kainatın bir kanunudur. Belki de bizim imtihan vesilelerimizden birisidir. bilindiği gibi bir anne veya baba, neredeyse tüm hayatını çocuklarını yetiştirmek için harcar. Onlar için büyük fedakarlıklarda bulunur. İşte, Allah, belki de insanların yaşlanan anne babalarına karşı nasıl davranacağını, onlara hürmette kusur yapıp yapmayacaklarını, vefalı olup olmayacaklarını imtihan etmek amacıyla yaşlılığı yaratmıştır.
Hepimiz insanız ve Allah ömür nasip ederse hepimiz yaşlanacağız. Bilmeliyiz ki bizler yaşlılarımıza nasıl davranıyorsak, yaşlandığımızda birileri de bize böyle davranacaktır. Ne yapılan iyilik unutulur ne de kötülük. Yaşlı annesine, babasına bakan, ondan ilgiyi, yardımı muhtaç etmeyen insanların da yaşlılıkları güzel bir şekilde geçer. Bu yüzden yaşlılara karşı daima saygılı ve yardımsever olmalıyız.
Yaşlılık ile İlgili Kompozisyon – 2
Yaşlı insanlar toplumun en değerli bireyleri arasında yer alır. Onlar uzun yıllar yaşamış, birçok olay görmüş ve pek çok tecrübe edinmiştir. Bu yüzden düşünceleri ve görüşleri bizler için önemlidir. Her insan bir gün yaşlanacağı için yaşlıları anlamaya çalışmak gerekir. Yaşlılık, insanın hayatında doğal olarak karşılaştığı bir dönemdir. Çocukluk ve gençlik nasıl hayatın bir parçasıysa yaşlılık da öyledir. İnsanlar yaş aldıkça bazı konularda eski güçlerini kaybedebilir. Fakat yılların kazandırdığı bilgi ve deneyim onların en büyük zenginliğidir. Bu nedenle yaşlıları yalnızca fiziksel özellikleriyle değerlendirmemek gerekir.
Yaşlı insanlar geçmiş ile bugün arasında bir köprü gibidir. Onlar yaşadıkları dönemi, gördükleri olayları ve karşılaştıkları zorlukları bizlere anlatırlar. Böylece geçmiş hakkında birçok şeyi öğrenme fırsatı buluruz. Kitaplarda yazmayan bazı bilgileri bazen büyüklerimizin anlattıklarından öğrenebiliriz. Bu yüzden onların sohbetlerini dikkatle dinlemek faydalıdır. Birçok yaşlı insan ailesi için yıllarca emek vermiştir. Çocuklarını büyütmüş, onları okutmuş ve hayata hazırlamıştır. Bugün rahat bir yaşam sürebiliyorsak bunda onların da payı büyüktür. Özellikle anneannelerimiz, dedelerimiz, babaannelerimiz ve dedelerimiz aile içinde önemli bir yere sahiptir. Onların sevgisi ve ilgisi aile bağlarını güçlendirir.
Yaşlı insanlar bazen günlük işlerde yardıma ihtiyaç duyabilir. Merdiven çıkarken zorlanabilirler ya da uzun süre ayakta kalamayabilirler. Böyle durumlarda onlara yardımcı olmak güzel bir davranıştır. Toplu taşıma araçlarında yer vermek veya ağır bir eşyayı taşımalarına yardım etmeliyiz. Küçük bir yardım bile onları mutlu etmeye yetecektir. Bazı yaşlı insanlar yalnız yaşayabilir. Gün içinde konuşacak birini bulmakta zorlanabilirler. Bu nedenle onları ziyaret etmek ve hâllerini hatırlarını sormayı ihmal etmemeliyiz. Kısa bir sohbet bile kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayabilir. İnsanlar yaşlandıkça ilgi ve sevgiye daha çok ihtiyaç duyar.
Gençler bazen yaşlıların düşüncelerini eski kafalı diye değerlendirebilir. Fakat onların söylediklerinin arkasında uzun yılların birikimi vardır. Her konuda haklı olmayabilirler, ancak deneyimlerinden yararlanmak gerekir. Çünkü birçok konuda daha önce benzer olaylarla karşılaşmışlardır. Yaşlılara gösterilen saygı, toplumun karakterini ortaya koyar. Büyüklerine değer veren insanlar daha güçlü aile ilişkileri kurar. Asla yaşlıları bir yük olarak görmemeliyiz. Bugün genç olan herkes yarının yaşlısı olacaktır. Bu yüzden yaşlılara sevgi, saygı ve anlayışla yaklaşmak hepimizin sorumluluğudur.
Dipnot:Hangi Yaş Grubu Yaşlı Sayılır?
Yaş Gruplarına Göre Sınıflandırma
Yaşlanma, dünya genelinde önemi giderek artan toplumsal bir gerçekliktir. Nüfusun yaş yapısını daha iyi anlayabilmek için farklı yaş grupları üzerinden sınıflandırmalar yapılmaktadır.
Bures (1997) tarafından yapılan sınıflandırmada yaş dönemleri şu şekilde ele alınmıştır:
- 25-44 yaş: Genç yetişkinlik dönemi
- 45-54 yaş: Orta yaş dönemi
- 55-64 yaş: Yaşlılığa geçiş dönemi
- 65-74 yaş: Yaşlılık dönemi
- 75 yaş ve üzeri: İleri yaşlılık dönemi
Yaşam süresinin uzaması ve doğurganlık oranlarının azalmasıyla birlikte birçok ülkede yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı artmaktadır. Bu nedenle yaşlılık konusu, yalnızca bireysel değil; sağlık, ekonomi ve sosyal hizmetler açısından da önemli bir planlama alanı haline gelmiştir.
Yaşlı Nüfusun Sınıflandırılması
Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından kullanılan yaygın sınıflandırmaya göre toplumlar, 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki oranına göre değerlendirilmektedir.
Bu sınıflandırmaya göre toplumlar dört gruba ayrılır:
- Genç toplum: 65 yaş ve üzerindeki nüfus oranının %4’ün altında olduğu toplumlar.
- Erişkin toplum: 65 yaş ve üzerindeki nüfus oranının %4 ile %7 arasında olduğu toplumlar.
- Yaşlı toplum: 65 yaş ve üzerindeki nüfus oranının %7 ile %10 arasında bulunduğu toplumlar.
- Çok yaşlı toplum: 65 yaş ve üzerindeki nüfus oranının %10’un üzerine çıktığı toplumlar.
Bu değerlendirme, ülkelerin sağlık hizmetlerini, sosyal politikalarını ve yaşlı bakım sistemlerini planlamasında önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir.
Kaynak: Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü ve Bures (1997).

iyi..