Yazar: Editör İlk Yayın: Güncelleme:
Yazar Avatarı Editör

İstiklal Marşı Kompozisyon

Kurtuluş Savaşında verilen büyük mücadeleden sonra halkın milli duygularını daha çok canlandırmak, milli direnişten çıkan Anadolu halkını bir anlamda ödüllendirmek için milli bir marşa ihtiyaç duyulmuştur. Bir milli marşa duyulan ihtiyaç ilk defa 1920’de dile getirildi. 1921’de yapılan bir yarışma neticesinde yazılan milli marşların hiçbiri yeterli görülmedi. Özel bir istekle Mehmet Akif ERSOY’un milli bir marş yazması istendi. Neticede Mehmet Akif’in 48 saatte yazdığı İstiklal Marşı TBMM’de okundu ve 12 Mart 1921 tarihinde kabul edildi. Daha sonra Ali Rıfat ÇAĞATAY’ın bestesi kabul edildi ancak altı yıl kullanıldıktan sonra günümüzde devam eden, Osman Zeki ÜNGÖR’ün bestesi kullanılmaya başlandı.

İstiklal Marşı gerçekten halkın ve Hakk’ın sesiydi. Anadolu halkının gerçek manada cesaretinin göstergesiydi. Ona en büyük ve en güzel ödüldü. İstiklal Marşımız yürekten gelen duygularla yazılmış, her yurttaşımızın duygularına tercüman olmuş ve olmaya devam edecek olan bir marştır. İstiklal Marşında ırkçılıktan eser yoktur. Milli mücadelede can veren ve fedakarlıklar gösteren her insanın izi vardır onda. Anadolu’da ırk ayrımı olmadan her insanın heyecanlanacağı, milli duygularının kabaracağı bir marştır. Ahenk ve mananın birleştiği en güzel şiirdir. Bayrağımız onunla taçlandırılmıştır. İstiklal Marşının kabulü yeni milli duyguların uyanmasına vesile olmuş, milletin vatan ve bayrak sevgisi bir kat daha artmıştır. Esarete karşı yazılmış bu marş, bağımsızlığın önemini artırmıştır. İstiklal Marşının önemi asla azalmamış, aksine ona duyduğumuz sevgi ve saygı gitgide artmış ve artmaya devam edecektir. Hemen her hafta ve her resmi bayramda okuduğumuz İstiklal Marşı milli duygularımızı sürekli canlı kılmaktadır.

Mehmet Akif ERSOY, 12 Mart’ta yazdığı İstiklal Marşı ile ilgili şu özlü ifadeleri kullanmıştır: ”Allah, bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü her sene ülkemizde 12 Mart günü büyük bir coşku ile kutlanmakta ve kutlanmaya devam edecektir. Her yurttaşımızın bağımsızlık duyguları her daim canlı olmalıdır. Bu vatan, bu bayrak ve bu marş her vatandaş tarafından sahiplenilmeli ve korunmalıdır.


İstiklal Marşımız

Pazartesi sabahı okul bahçesinde tören için sıraya girdik. Hava soğuktu, herkes montunun ve okul üniformasının yakasını kapatmıştı. Ay yıldızlı bayrağımız direğin tepesinde hafifçe dalgalanıyordu. Öğretmenimizin işaretiyle hepimiz sessizce “hazır ol” vaziyetine geçtik.

İstiklal Marşı başlayınca bahçedeki bütün sesler kesildi. Yanımda genelde sürekli konuşan arkadaşım sustu, başını kaldırıp bayrağa baktı. Okulun önünden geçen esnaf ve işe giden insanlar da marşımızı duyunca oldukları yerde durup hazır ol vaziyetine geçti. O an hepimiz sadece marşımızı söylemiyorduk; sanki bu topraklar için verilen mücadeleyi de hatırlıyorduk. Her mısra, insanın içinde vatan sevgisini uyandırıyordu.

Törenden sonra öğretmenimiz Mehmet Akif Ersoy’dan söz etti. Bu marşın kolay günlerde yazılmadığını, ülke olarak milletimizin zor zamanlar geçirdiği dönemde yazıldığını anlattı. O sözleri dinlerken dedemin anlattığı eski savaş hikâyeleri aklıma geldi. Bir ülkenin marşı kendi bayrağının gölgesinde rahatça okunabiliyorsa, bunun bir bedeli olduğunu düşündüm.

O gün sınıfa girerken içimde garip bir sessizlik vardı. İstiklal Marşı artık bana sadece törenlerde okunan bir şiir gibi gelmiyordu. O marş, bağımsız yaşamanın, bayrağa sahip çıkmanın ve bu vatanı unutmamanın sesiydi. Bir milletin kalbi bazen “Korkma” diye başlayan tek bir marşta atar.


İstiklal Marsimiz
İstiklal Marsimiz

“İstiklal Marşı ile İlgili Kompozisyon” üzerine 9 yorum

Yorum yapın

bolşans boss sports meritking yeni girişt madridbet btcbet btcbet giriş winmatik