Irkçılık Anlamı
Irkçılık, insanların ırk, dil, milliyet veya renk gibi fiziksel özelliklerine dayanarak ayrımcılık yapma ve bir ırkı diğerlerinden üstün görme anlayışıdır. Bu düşünce, toplumsal barışı tehdit ederek insan haklarını ihlal eden eşitsizlikler ve adaletsizlikler yaratır.
Irkçılık ile İlgili Kompozisyon
Irk; soy, milliyet anlamlarına gelmektedir. Irkçılık ise, insanların dil milliyeti veya rengi farklı olan insanları geri planda tutarak kendi ırklarını daha üstün görmeleri ve diğer ırkları kendilerine hizmet edecek kişiler olarak görmesidir.
Irkçılıkta temel nokta üstünlüktür. Irkçı bir insan, kendi ırkının diğer ırklardan daha üstün olduğunu iddia eder. İnsanlığın utanılacak, yüz karası bir düşünce sistemidir. Tarihe baktığımızda, birçok dönemde yapılan savaşların, katliamların, zulüm ve işkencelerin ana sebebinin ırkçılık olduğu görülmektedir. Örneğin zamanında, Amerika’da zencileri hor gören, onlara zulüm ve işkence yapan bir anlayış hakimdi. Bu doğrultuda birçok zenci katledilmiştir. Yine aynı bölgede binlerce yerlinin yok edilmesinin temelinde de ırkçılık yatıyordu. Halbuki ırkçılık kadar çirkin, iğrenç başka bir şey olamaz.
İnsanların, sırf renkleri, dilleri farklı diye başka bir ırkı hor görmesi veya kendi ırkını üstün görmesi kabul edilecek bir şey değildir. Tüm insanlar aynı haklara sahip olmalı ve herkes bu dünyada eşit ve adaletli bir şekilde yaşamalıdır. Irkçılığın olduğu bir ülkede barışın barınması mümkün değildir.
Irkçılık ile İlgili Kompozisyon (2)
Irkçılık, bir insanın kendi milletini, rengini ya da soyunu başkalarından üstün görmesidir. Bu düşünce doğru değildir. Çünkü insan dünyaya gelirken ailesini, doğduğu yeri, konuşacağı dili ve ten rengini kendisi seçmez. Bu yüzden kimse bu özellikleri nedeniyle övülmemeli ya da küçümsenmemelidir.İnsanlar farklı ülkelerde, farklı kültürlerde ve farklı ailelerde doğar. Kimi başka bir dil konuşur, kimi başka geleneklerle büyür. Fakat bu farklılıklar insanların birbirine düşman olması için sebep değildir. Tam tersine insanlar birbirini tanıdıkça daha anlayışlı olmayı öğrenir.
Irkçılık, en çok insanlar arasındaki güveni bozar. Bir kişi sırf kendisinden farklı diye başkasını hor görürse arada sevgi kalmaz. Küçük sözler zamanla büyük kırgınlıklara dönüşür. Böylece aynı okulda, aynı mahallede ya da aynı ülkede yaşayan insanlar bile birbirinden uzaklaşır. İnsanın kendi milletini sevmesi yanlış değildir. Her insan vatanını, dilini ve kültürünü sevebilir. Yanlış olan, bu sevgiyi başkalarını aşağılamak için kullanmaktır. Kendi milletini seven kişi, başka milletlere de saygı göstermeyi bilmelidir.
Dinimizde de insanların birbirine üstünlüğü soyla, renkle ya da zenginlikle ölçülmez. Bir insanı değerli yapan şey iyi niyetli, dürüst ve merhametli olmasıdır. Kötülükten uzak duran, kimseye haksızlık etmeyen kişi gerçek anlamda değer kazanır. Bu yüzden insanlara dış görünüşlerine göre değil, davranışlarına göre bakmak gerekir. Irkçılık insanları ayırır, kardeşliği zayıflatır ve düşmanlığı artırır. Bizim yapmamız gereken, insanları diliyle, rengiyle ya da milletiyle yargılamak değil, onlara saygıyla yaklaşmaktır. Çünkü insanı yücelten şey nerede doğduğu değil, nasıl bir insan olduğudur.