Çirkinlik ile İlgili Kompozisyon
İnsan zevkine, gözüne veya diğer duyularına hoş gelmeyen şeyler çirkinlik olarak ifade edilebilir. Çirkinlik, göreceli bir şeydir, yani kişiden kişiye değişir. Birine çirkin gelen şey, başkasına güzel gelebilir.
İnsanlar, genellikle güzellik ve çirkinlik kavramlarını kendi değer yargılarına göre oluşturmuşlardır. Bunlar aynı zamanda zamanla değişme özelliği de gösterir. Örneğin bugün çirkin olan bir şey, bir süre sonra güzel olarak değerlendirilebilir. Eskiden bir erkeğin kel olması, onun avantajlarından birisi imiş. Kel erkeklerin daha yakışıklı olduğu düşünülürmüş. Oysa günümüzde erkeği çirkin yapan özelliklerin başında kellik de sayılmaktadır. Ancak belki de yüzlerce yıl sonra durum yine tersine dönecek ve kel erkekler daha yakışıklı kabul edilecektir. Esasında çirkin diye bir şey yoktur. Çirkin dediğimiz şeyler, kendi kafamızda oluşturduğumuz yargılardır sadece. Tabii ki bu fiziksel çirkinlik için geçerlidir.
Bir de manevi çirkinlik vardır ki çirkinliklerin en kötüsü de budur. Manevi çirkinliğin kişiden kişiye değişmesi pek mümkün değildir. Çirkin olarak kabul edilen davranışlar, genellikle tüm insanlara çirkin gelmektedir. Örneğin elini vicdanına koyan hiçbir insan, bir çocuğu öldürmenin güzel bir davranış olduğunu iddia edemez.
O sabah sınıfa girerken kapının yanında duran çocuğa baktım. Saçı evde kesilmiş gibi yamuk duruyordu. Bazı yerleri kısa, bazı yerleri uzundu. İçimden onun garip göründüğünü düşündüm. Sonra sırama oturup yüzümü başka tarafa çevirdim.
Derste öğretmenimiz defterlerimizi kontrol etti. Ben ödevimi evde unuttuğumu fark edince ne söyleyeceğimi bilemedim. Öğretmen yanıma yaklaşırken kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı. Tam o anda o çocuk bana kendi defterini uzattı ve “Ben seninkini de yazmıştım, dün erken çıkmıştın,” dedi.
O an başımı kaldırıp yüzüne baktım. Az önce saçına bakıp sessizce yargıladığım kişi, beni sınıfın ortasında zor durumda kalmaktan kurtarmıştı. Üstelik bunu kimse duysun diye yapmadı. Defteri uzattı, sonra önüne dönüp dersini dinledi.
Teneffüste yanına gidip teşekkür ettim. Saçı yine aynıydı ama artık gözüme kötü görünmüyordu. O gün çirkinliğin çoğu zaman saçta, yüzde ya da kıyafette olmadığını anladım. İnsan, başkasını küçük gördüğü anda kibirli ve sevimsiz olur; işte insan asıl o zaman çirkinleşir