Yazar: Editör İlk Yayın: Güncelleme:
Editör Editör

Sakla Samanı Gelir Zamanı Atasözünün Anlamı

İşe yaramayan gibi görünen bir şeyin, ileride çok ihtiyaç duyulabileceğini anlatır. Bu nedenle, kullanmadığımız eşyaları atmak yerine saklamalı, bir gün faydalı olabileceğini unutmamalıyız.


Sakla Samanı Gelir Zamanı kompozisyon örnekleri, giriş–gelişme–sonuç düzenine uygun şekilde hazırlanmış ve kompozisyon.tr okuyucuları için sayfamızda sunulmuştur.

Sakla Samanı Gelir Zamanı Kompozisyon

Giriş: An itibariyle işimize yaramayacağını düşündüğümüz şey, günü geldiğinde bize en fazla lazım olan şey durumuna gelebilir. Bu nedenle o an için lazım olmasa da, ileride lazım olacağını düşünerek herhangi bir nesneyi veya varlığı atmamalı, onu uygun bir yerde saklayarak, kullanılacağı zamanı beklemeliyiz.

Gelişme: Günlük hayatımızda, hemen hemen hepimizin başına gelmiştir. Evin olduk olmadık bir yerinde bir çivi veya benzeri değersiz ve önemsiz bir şeye rastlar ve hiçbir işe yaramadığını düşünerek onu çöpe atarız. Ancak aradan henüz birkaç gün geçmez ki o çivi bize o kadar lazım olur ki, onu attığımıza bin pişman olur ve attığımız için üzülürüz. Neredeyse her nesne veya eşya için buna benzer durumlar yaşarız. İşin enteresan tarafı ise uzun zaman evde bulundurduğumuz halde işe yaramayıp, atar atmaz bir şeyler için lazım olmasıdır. Atalarımız, bu durumun farkına varmış olmalı ki samanın bile saklanması gerektiğini, günü geldiğinde lazım olacağını ifade ederek, konunun önemini vurgulamışlardır.

Sonuç: Kazanın olmadığı yerde, elbette ki kepçe hiçbir işe yaramaz. Ancak gün gelir, bir kazanımız olur ve işte o gün bir kepçeye de ihtiyaç duyarız. Bazen küçük bir nesnenin eksikliği bile önemli bir işi yapmamızı engeller. Bu tür durumları yaşamak istemiyorsak, elimizdeki eşyaları önemli görmeli ve uygun bir yerde muhafaza etmeliyiz.


En Çok Kullanılan Atasözleri ve Anlamları


Sakla Samanı Gelir Zamanı Kompozisyon

İnsan geleceğin telaşına kapılıp gider bir zaman. Oysaki akıp giden zamanın içinde gününü tüketirken, yarının getireceği belirsizlikleri çoğunlukla göz ardı ederiz. Çünkü hayat, her anı biriktirilmesi ve kıymeti bilinmesi gereken üstün bir hazinedir. Özellikle geçmişinizin derin bir hayat tecrübesiyle söylediği “Sakla samanı, gelir zamanı” sözü de ilk başta sadece maddi bir birikimi ya da sıradan bir tasarruf hamlesini öğütlüyor gibi görünebilir. Ancak bu köklü deyişin ardında, maddiyattan daha çok hayata ve zamana dair derin bir bakış açısı saklıdır.

Gelelim saman kavramına. Aslında bu kavram ilk başta değersiz, sıradan, estetikten yoksun ve hatta yok sayılan bir objedir. Hasat zamanı geçip gittikten sonra yüzüne bakılmayan, tarlalarda da öylece bırakılan bu küçük ve zayıf parça, gün gelir bir canın besini, sıcak bir yuvanın harcı hatta çetin bir kış gününün de en büyük kurtarıcısı olur. Hayatın akışı da aslında bu döngüyle benzer bir yapıya sahiptir. Bugün önem vermediğimiz, sıradan gördüğümüz, küçük bularak daima burun kıvırdığımız hatta bu ne gerek var diyerek hayatımızın bir köşesine ittiğimiz her küçük detay, yarın önümüze geldiğinde hayatımızın büyük dönüm noktası haline de gelebilir. Buradaki asıl mesele, var olanın değerini yalnızca ona muhtaç olduğumuz zor günlerde değil, bolluk içinde yüzdüğümüz her an idrak edebilmektir.

Aslında bu bakış açısı sadece somut nesneler ya da parayla sınırlı değildir; insanın soyut dünyasında da tamamen karşılık bulur. Okuduğumuz kitaplardan altını çizdiğimiz tek bir satır, heybemize attığımız ufak bir bilgi kırıntısı ya da kurduğunuz samimi bir arkadaşlık, düşüncelerimizin kuytu köşesinde sırasını bekleyen birer saman kırıntısı gibidir aslında. Günü gelir, hiç beklemediğimiz bir kriz sırasında ya da hayatın bizi sınadığı zorlu bir anda, o çantamıza doldurduğumuz küçük detaylar birer kalkan görevi görür. Bilgi de sevgi de arkadaşlık da ve emek de tıpkı saman gibi sabırla saklandığında, zamanı geldiği sırada sahibini ödüllendirmeye başlar.

Çünkü bugünün savurganlığı yarının yokluğunu doğurmaya başlar. Geleceği inşa etmek hatta daha doğrusu zihnimizde tamamen temiz bir sayfa açabilmek için bugünün küçük parçalarını doğru yönetmeliyiz. Hayatın bizlere sunduğu hiçbir şeyi küçümsemeden, her emeğe ve her imkana hakkını vererek yaklaşmalıyız. Çünkü zamanın bizlere ne sunacağı bilinmez ve o küçümsenen samanların, yarının en kıymetli hazinesine dönüşeceği gün aslında bir gün gelecektir!

Dipnot

İnsan bazen elindekinin değerini geç anlar. Önemsiz diye attığı küçük bir eşya, satılan bir arazi ya da gereksiz gördüğü herhangi bir şey, gün gelir en çok lazım olan şey olabilir. Bu yüzden insan, sahip olduklarının kıymetini bilmeli ve her şeyi hemen elinden çıkarmamalıdır.

Yorum yapın

bolşans boss sports meritking yeni girişt madridbet btcbet btcbet giriş winmatik