Sempati ile İlgili Kompozisyon
Sempati kelimesi Türk Dil Kurumuna göre ”sıcakkanlılık” anlamına gelmektedir. Genel anlamı ise, herhangi bir insana bazı özelliklerinden dolayı sıcaklık hissetmemiz, onları sevmemiz ve kendimizi onlara yakın bulmamızdır.
Bazen karşımıza çıkan bir insana farkında olmadan kendimiz yakın hisseder, onu kendimize benzetiriz. Bu yüzden de ona daha yakın olmak, onunla dost veya arkadaş olmak isteriz. İşte istemeden olsa birini kendimize yakın hissetmek, onun da bizim gibi düşündüğünü, bizim gibi davrandığını, bizim gibi konuştuğunu düşünmek sempatinin ta kendisidir.
Sempati duymanın halk arasındaki kullanımı daha çok ”elektrik alma” şeklindedir. İnsanlar sempati duydukları kişiden elektrik aldıklarını veya hoşlanmadıkları, kendilerine yakın bulmadıkları, sıcakkanlı görmedikleri kişilerden ise elektrik almadıklarını ifade ederler. ”Sempatik” kavramı da sempatiden türemiştir. Sıcakkanlı kişilere sempatik denir. Sempatinin önemi insanlar arasındaki ilişki veya iletişim açısından büyüktür. Sempati duyulmayan birisi ile dost olmak veya evlenmek, o ilişkiyi ileride sıkıntıya düşürebilir.
Okula yeni gelen öğrenciyi ilk kez beden eğitimi dersinde gördüm. Bahçenin kenarında durmuş, takımlar kurulurken kimseye bir şey söylemiyordu. Herkes arkadaşının yanına geçerken o ayakkabısının ucuyla yerdeki çizgiyi takip ediyordu. Sessiz hali dikkatimi çekmişti.
Bizim takım bir kişi eksik kalınca kaptana onu gösterdim. “Onu da alalım,” dedim. Kaptan başıyla onay işareti verince çocuk çekinerek yanımıza geldi. Maç başlayınca sessiz duran halinden eser kalmadı.
Top bana geldiğinde karşı takımın savunması dağılmıştı. Onun sağdan koştuğunu gördüm ve pası önüne bıraktım. Topu kontrol etti, kaleye baktı ve sertçe vurdu. Top ağlara gidince hepimiz birden bağırarak yanına koştuk.
O da sevinçle ellerini havaya kaldırdı. Sonra bana dönüp gülümsedi ve “Güzel pastı,” dedi. Sınıfa dönerken artık yeni gelen biri gibi durmuyordu. Sempati, bazen verilen bir gol pası ile başlar ve paylaşılan bir gol sevinci ile kendini gösterir.