Hataları Örtmede Gece Gibi Ol Kompozisyon
İnsanlar; çevresindeki insanların kusurlarını, hatalarını veya ayıplarını gün yüzüne çıkarmak yerine onları örtmeli, gizlemelidir. İnsanların kusurlarını örtmek en güzel erdemlerden birisidir. Elbette ki sevdiğimiz bir kimsenin ayıbını, kusurunu veya hatasını gördüğümüzde onu uyarmalıyız; ancak bunu insanların içinde değil; o kişi ile yalnızken yapmalıyız. Bu davranışımız, onun insanlar içinde mahcup düşmesini, utanmasını önlediği gibi; o hatadan vazgeçmesini de kolaylaştırabilir.
Kim ki bu dünyada bir insanın ayıbını ortaya çıkarırsa, Allah da onun ayıplarını ortaya çıkarır ve onu azabıyla cezalandırır. Ancak kim ki bir kardeşinin ayıbını örter de onu saklarsa, Allah da onun günahlarını, ayıplarını örter ve o ayıp ve günahlar için ceza yazmaz. Başkalarını yadırgamanın, onlarla alay etmenin, insanlar içinde itibarını zedelemenin hiçbirimize faydası olmaz. Aksine böyle bir tutum bizim için çok sakıncalıdır. Zira hem insanlar tarafından dışlanmamıza hem de Allah tarafından cezalandırılmamıza sebep olur. Gece çökünce her şey görünmez olur. İşte, bizler de hataları örtmede gece gibi olmalıyız.
İnsan sadece kendisini değil, Müslüman kardeşini hatta diğer insan ve canlıları da düşündüğü müddetçe insandır. İnsanları sevmedikçe iman etmek mümkün değildir; dolayısı ile insanların kusurlarını örtmeyenler de iman etmiş sayılmazlar; çünkü böyle insanlarda insan sevgisi diye bir kavram yoktur. Kusurları örtmede gece gibi ol çağrısı yapan ünlü mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi’dir
O akşam evimizde akrabalar toplanmıştı. Herkes salonda oturuyor, çaylar içiliyor, eski günlerden konuşuluyordu. Bir ara mutfağa su almaya gittim. Kapının önüne geldiğimde içeriden halamın sesi geldi. Annem hakkında kırıcı sözler söylüyordu. Bunu bilerek bana duyurmamıştı; ama ben hepsini işitmiştim.Bir an içimden salona gidip herkese anlatmak geçti. Çünkü annem böyle sözleri hak etmiyordu. Ama sonra düşündüm. Eğer bunu herkesin içinde söylersem halam çok utanacak, annem de çok üzülecekti. Bir hata daha büyük bir kırgınlığa dönüşecekti.
Hiçbir şey olmamış gibi salona döndüm ve sustum. Misafirler gittikten sonra halamı kapıda yalnız yakaladım. Ona sadece, “Mutfakta söylediklerini duydum. Annem senden her zaman sevgi ile bahseder. Keşke sen de onu kıracak sözler söylemesen.” dedim.
Halamın yüzü bir anda değişti. Gözleri doldu, başını öne eğdi. Ertesi gün annemi arayıp onun gönlünü aldı. O gün anladım ki birinin hatasını örtmek, o hatayı doğru görmek değildir. Gece nasıl kusurları karanlığıyla saklarsa, insan da başkasını mahcup etmeden doğruya yönlendirmelidir.